Kızımın Dövmesinden Kan Damlıyor
Doğan Kökdemir kokdemir@baskent.edu.tr ELYADAL22 Nisan 2003, Milliyet - Kızımın Dövmesinden Kan Damlıyor http://www.milliyet.com.tr/2003/04/22/yasam/ayas.html Kızımın dövmesinden kan damlıyor!..
Satanizme karşı kurulan enstitüye gelen bir ihbar, gözleri İzmir'e çevirdi. Sırtında ilginç bir dövme bulunan genç kız, chat kayıtlarında satanizm, büyü ve intihardan söz ediyordu...
Zararlı Maddelerle Mücadele Komisyonu'nda öğretmenlere, satanizm gibi kültlerde dikkat edilmesi gereken bilgiler şöyle anlatıldı:
• Takı ve eşyalar: Pentagram, buhurdanlık, havan, mum, gümüş kadehler, ahtham (büyücü hançeri). Herhangi bir külte bağlı olmayan pek çok gencin de kullandığı gümüş eşyalar, siyah renk ve uzun saç, satanistlikle ilgili gençlerin de tercihi. • Temel motifler: Kan, cinsellik ve orgazm, anarşizm, geri dönüşümsüzlük, körü körüne itaat, sadomazohizm, ölüm, kan ve idrar içme. ...
Hemen her sene aynı şey tekrarlanıyor: Satanizm olgusu medyada kendisine yer bularak hem ailelerin kaygıları artırılıyor hem de mücadele başlığı altında pek de akademik / bilimsel olmayan uygulamalar yapılıyor. Bir tarikat örgütlenmesi olarak satanizmin gençler üzerindeki etkisini yadsımak mümkün değil, ancak Pentagram gibi bir rock grubunun olduğu bir ülkede Pentagram işaretini sadece bu tarikatın simgesi olarak görmek, gümüş takılar, siyah kıyafetler ve uzun saç gibi "görüntüler" sayesinde gençlerin satanist olup olmadıklarını anlayacağımız yolundaki öneriler sorunun kendisinden daha büyük.
Laboratuvar olarak sürekli tekrarladığımız bir noktayı yeniden iletelim: Gençlerin önündeki sorun sadece satanizm değil. Sosyal etkiye ardına kadar açık, eleştirel düşünme becerilerinden yoksun gençlerin sadece satanizme değil diğer benzeri tarikatlara da yönelmesinin önüne geçmenin yolu polisiye önlemler olmamalı. Bilimsel ve eleştirel düşünme sisteminin kazandırmaya yönelik modelleri okullarda uygulamaya geçirmeliyiz. Bir sınavdan diğerine koşan ve kendilerini gerçekleştirme yolunda olanaklar sunulmayan gençlerin, radikal gruplara sempati duymaları çok tuhaf değil. Bilimi değil, sahte bilimi yıllardır ön plana çıkaran yazılı ve görsel medyanın da bu konuda bir özeleştiri yapması gerekmektedir. 22 Nisan 2003 |