Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
ELYADAL Menü Bar
 

PiVOLKA Yıl: 2 Sayı 9
 

PiVOLKA Yıl: 2 Sayı 9
 


PiVOLKA'nın Diğer Sayıları
(HTML)

PiVOLKA 01
PiVOLKA 02
PiVOLKA 03
PiVOLKA 04
PiVOLKA 05
PiVOLKA 06
PiVOLKA 07
PiVOLKA 08
PiVOLKA 09
PiVOLKA 10
PiVOLKA 11
PiVOLKA 12
PiVOLKA 13
PiVOLKA 14
PiVOLKA 15
PiVOLKA 16
PiVOLKA 17

PiVOLKA'da yayınlanan bütün yazıları, konularına göre izleyebilmek için lütfen burayı seçiniz.

PiVOLKA'yı Adobe Acrobat PDF dosyası olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

PiVOLKA00.zip (0.48KB)
PiVOLKA01.zip (0.48MB)
PiVOLKA02.zip (0.59MB)
PiVOLKA03.zip (0.57MB)
PiVOLKA04.zip (2.31MB)
PiVOLKA05.pdf (1.04MB)
PiVOLKA05-ek.pdf (1.14MB)
PiVOLKA06.pdf (1.87MB)
PiVOLKA07.pdf (1.82MB)
PiVOLKA08.pdf (1.52MB)
PiVOLKA09.pdf (1.90MB)
PiVOLKA10.pdf (1.25MB)
PiVOLKA11.pdf (1.45MB)
PiVOLKA12.pdf (1.61MB)
PiVOLKA13.pdf (1.33MB)
PiVOLKA14.pdf (1.69MB)
PiVOLKA15.pdf (1.93MB)
PiVOLKA16.pdf (3.05MB)
PiVOLKA17.pdf (1.00MB)


PiVOLKA Savaş Özel Sayısı
PiVOLKA-war.pdf (3.14MB)
 
PDF dosyalarını internet gezgininiz yardımıyla hemen okumak için farenin sol tuşunu, bilgisayarınıza kaydetmek için ise sağ tuşunu kullanınız.

 

 

M-araba Televole

Mehmet Çakar ve Gülin Yoğurtçuoğlu
mcakar@baskent.edu.tr  - gulinyogurtcuoglu@yahoo.com
ELYADAL

- Sence televole tarzı programların toplum üzerinde etkisi var mı?
- Televoleler toplum için kötü. İnsanları kötü yönde etkiliyor.
- Bunu biraz açar mısın?
- Yani boş bir dünya. Herkes böyle yaşamıyor ki. Zaten toplasan üç beş kişi. İnsanları lüks yaşama özendiriyor.
- Peki sen ne kadar sıklıkla seyrediyorsun bu tür programları?
- Karşılaştığım zaman. Yani pek sık değil.
- Okul bitince şansını televizyonda denemek istemez miydin?
- Zaten sunuculuk kursuna gitmeyi düşünüyorum. Onlardan çok fazla eksiğim olduğunu düşünmüyorum.


Bir üniversite öğrencisi ile yapılan mülakattan alınan bu diyalog günümüzde çok da garip sayılmaz. Neredeyse gündelik hayatımızın, sohbetlerimizin, giyiniş tarzımızın, konuşma biçimlerimizin içinden bir yerlerden mutlaka magazin görselliğinin bir parçasıyla karşılaşıyoruz. Peki ama televizyondaki magazin programları ne kadar etkili? Örneğin, bu aralar Özcan Deniz’in dediğine bakılırsa, onun yeni saç modeli çok modaymış. Öte yandan bir ara İlhan Mansız’ın yaptığı her şey ‘trendy’di. Tarkan’ın ise her yıl yenilenen saç modeli, giyiniş tarzı, kullandıkları arabaların modelleri gibi hemen hemen her şey gündelik hayatta bir yerlerden karşımıza çıkıyor. Yine benzer mülakatlarda, okul kantininde televolede bir önceki akşam yapılan kim şık kim rüküş puanlamasının, Türkiye’nin Irak’a asker gönderip göndermemesinden daha fazla konuşulduğunu gördük.

Ayrıca, yapılan haberlerin çok da gerçekçi olmadığını bildiklerini gördük. Gece hayatı olanlar, televole medyatikleriyle aynı ortamlarda biraz olsun bulunabilenler, kim kiminle haberlerinin çok da doğru olmadığını ve hatta muhabirle medyatik kişilerin röportaj soruları konusunda birazcık da olsa anlaştıklarını söylüyorlar. Ancak bunlar sadece o yerlere gidebilenler. Peki ya diğerleri?

Aslında bu programlarda hemen hemen herkese çekici gelebilecek belirli bir yaşam tarzı var. Öncelikle bu yaşam tarzı içinde her şey paraya endeksli. Kimin ne işle uğraştığı yok, bu insanlar aynen bir aşk filmindeki gibi, hatta abartalım, zengin erkek ile fakir kız bir aradalar ve erkeğin nereden para kazandığı, iş yaşantısı, ödemeleri, ailesiyle ilişkileri yani vakit alan pek çok şey yok sadece aşk var, konsantre bir yaşam söz konusu. Bu programlarda da aynen böyle. Sadece eğlenceye vakit ayıran, pahalı araba ve güzel sevgili ile ‘saadet’lerini tamamlayan televole ünlüsü bir grup insan. Zenginliklerinin ve güçlerinin göstergesi ise nasıl tükettikleri ve tükettiklerini gururla göstermeleri. Tabii ki tüketim de başlı başına bir konu. Bu insanlar göz önünde, yaptıkları moda oluyor, yaşadıkları sansasyonel ilişkiler ana haber bültenlerine taşınıyor. Böylece nasıl tükettikleri ve ne tükettikleri de moda oluyor. Örneğin, Türkiye’deki süper zenginlerin profilini çizerken, Maxxium Ürün Müdürü Jihan Jabsheh; “Bu gruptakiler farklı olmak istiyor, herkesin içtiğini içmekten hoşlanmıyor. Absolute Nar Suyu ve Mojito da bu nedenle çok trendy oldu. Bu kitle markanızı içiyorsa, herkes içiyor. O nedenle pazarlama faaliyetlerimizin %90’ı bu gelir grubunu hedefliyor.” diyor. (1)

Öte yandan bu tür televizyon magazinlerinde ünlülerin evleri, yaşam alanları gösterilerek, izleyicinin gözünde bu yaşam biçimi idealize ediliyor. Capital’e göre, “Türkiye’de evlerinin dekorasyonu için 50 bin ile 100 bin dolar arası para harcayan 160 bin tane (Türkiye’nin toplam konut sayısının %1 ini oluşturan) aile var.” (1)
Tüm bunlardan çıkartabileceğimiz sonuç; Türkiye’de popüler kültür kavramının aslında iktisadi, sosyal, sınıfsal bağlamda ele alabileceğimiz çok geniş kapsamlı bir içeriğe sahip olduğudur. Türkiye’nin tarihsel değişim ve dönüşümü popüler kültürü de ana hatlarıyla şekillendirmiş, düşünsel ve simgesel alana yönelik olanın pazarlanabileceği bir Türkiye portresi çizilmeye başlanmıştır.

Kaynakça:

(1) Büyük, S. S. (2003). Süperlerin yeni profili. Capital, 11 (7), 68-72.

Bu yazı PiVOLKA'nın basılı sürümüyle aynıdır. Kaynak göstermek için:

Çakar, M. ve Yoğurtçuoğlu, G. (2003). M-araba televole. PiVOLKA, 2(9), 17.

 

23 Ekim 2003'den itibaren farklı (unique) ziyaretçi sayısı:
© 2003 - 2008, Son Güncelleme: 01-01-2008
Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
Başkent Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Bağlıca Kampüsü, Ankara
Tel: 0312 - 2341010 / 1674 / 1721 / 1726
Faks: 0312 - 2341043 e-posta: info@elyadal.org
- Site Haritası -