Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
ELYADAL Menü Bar
 

PiVOLKA Yıl: 2 Sayı 4
 

PiVOLKA Yıl: 2 Sayı 4
 


PiVOLKA'nın Diğer Sayıları
(HTML)

PiVOLKA 01
PiVOLKA 02
PiVOLKA 03
PiVOLKA 04
PiVOLKA 05
PiVOLKA 06
PiVOLKA 07
PiVOLKA 08
PiVOLKA 09
PiVOLKA 10
PiVOLKA 11
PiVOLKA 12
PiVOLKA 13
PiVOLKA 14
PiVOLKA 15
PiVOLKA 16
PiVOLKA 17

PiVOLKA'da yayınlanan bütün yazıları, konularına göre izleyebilmek için lütfen burayı seçiniz.

PiVOLKA'yı Adobe Acrobat PDF dosyası olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

PiVOLKA00.zip (0.48KB)
PiVOLKA01.zip (0.48MB)
PiVOLKA02.zip (0.59MB)
PiVOLKA03.zip (0.57MB)
PiVOLKA04.zip (2.31MB)
PiVOLKA05.pdf (1.04MB)
PiVOLKA05-ek.pdf (1.14MB)
PiVOLKA06.pdf (1.87MB)
PiVOLKA07.pdf (1.82MB)
PiVOLKA08.pdf (1.52MB)
PiVOLKA09.pdf (1.90MB)
PiVOLKA10.pdf (1.25MB)
PiVOLKA11.pdf (1.45MB)
PiVOLKA12.pdf (1.61MB)
PiVOLKA13.pdf (1.33MB)
PiVOLKA14.pdf (1.69MB)
PiVOLKA15.pdf (1.93MB)
PiVOLKA16.pdf (3.05MB)
PiVOLKA17.pdf (1.00MB)


PiVOLKA Savaş Özel Sayısı
PiVOLKA-war.pdf (3.14MB)
 
PDF dosyalarını internet gezgininiz yardımıyla hemen okumak için farenin sol tuşunu, bilgisayarınıza kaydetmek için ise sağ tuşunu kullanınız.

 

 

Davranışın (ya da) Bilimin İlkeleri

Kürşad Demirutku
dkursad@baskent.edu.tr
ELYADAL

“Başlıktan da anlaşılacağı gibi, bu kitap, davranışın birincil veya temel özellikte molar ilkelerini, nesnel ve sistematik bir yaklaşımla sunma girişimidir. Bireysel ya da sosyal, ahlakî ve ahlak dışı, normal ve patalojik, tüm davranışların aynı temel yasalardan kaynaklandığı ve nesnel davranışsal görünümlerin, alışkanlıkların farklı koşullar altında düzenlenip işlev görmesine bağlı olduğu varsayımı üzerine yazılmıştır. Dolayısıyla bu çalışma, tüm davranışsal (sosyal) bilimler teorisine genel bir giriş olarak değerlendirilebilir.” (Hull, 1943; s. v).

Öğrenme psikolojisinin önemli kuramcılarından biri olarak bilinen Clark L. Hull (d.1888-ö.1954), kendisinden sonra pek çok çalışmaya ışık tutacak nitelikteki büyük kuramına (grand theory) giriş yaparken hedefini bu şekilde tanımlamaktadır. Bu yazıda kuramın içeriğinden çok, Hull’ın hedefine ulaşmak için kullandığı düşünsel yöntem ve bilim anlayışı özetlenecektir. Hull, bilimsel bir kuram üretmek için Newton’ı model aldığını ifade etmektedir.

Varlıksız bir ailede dünyaya gelen Hull, ilk olarak mühendislik eğitimi almıştır. Psikoloji ile tanıştıktan sonra, lisans sonrası eğitimini, ekonomik nedenlerle kesintilerle de olsa psikoloji üzerine yapmıştır. Yirmi dört yaşında çocuk felci geçirmesine rağmen çalışmalarına devam etmiştir. İlk çalışması hipnoz ve telkin üzerine olan Hull, on yıllık süreç sonunda öğrenme psikolojisine ve klasik koşullanmaya yönelmiş ve davranışın nesnel ilkelerini içeren genel davranış kuramını geliştirmiştir. Bu kuramı sunduğu ve iyileştirdiği bir seri kitap yazmıştır, (Schrock, 2003).

Hull’a göre bilimin iki yüzü vardır. Birinci yüzü, doğadaki değişimlerin ve süreçlerin gözlenmesiyle beliren görgül bileşendir. Bir de, yapılan bu gözlemleri sistematik biçimde açıklamaya çalışan yüzü vardır ki o da kuramsal bileşendir. Hull, bu yazıya başlığını veren kitabının (Davranışın İlkeleri) hemen başında, görgül ve kuramsal bileşenleri net bir şekilde ayrıştırır. Görgül bilim tümevarımsaldır: Tek tek gözlemlerden genellemelere ulaşarak, sonraki gözlemler hakkında öngörüde bulunur. Teleskopu ile gezegenleri ve uydularını gözleyen birinin, gök cisimlerinin küresel yapıda olduğu genellemesine ulaşarak, bir sonraki gözlemde de aynı şekille karşılaşacağını öngörmesi kuramsal bir açıklama değildir. Gerçek anlamda kuramsal açıklama, gözlem nesnesinin doğasıyla ilgili temel sorular sormalı ve bu soruları yanıtlayacak temel ilkeleri keşfetmelidir. Dolayısıyla bir gök gözlemcisinin temel sorusu “Gök cisimlerinin biçimi ne olmalıdır?” şeklinde ifade edilebilir. Bu durumda, bu soruya yanıt verebilmek için, evrenin temel varoluş ilkelerini keşfetmek ve hangi koşullar altında bu ilkelerin ne tür gök cismi biçimlerine neden olacağını belirlemek gerekecektir. Dolayısıyla, belli gözlemleri anlamlandırmanın yolu, o gözlemlerin ortak noktasını bulmaktan çok, o gözlemlere yol açabilecek olası ön koşulları bulmaktır. Bu, tümdengelimsel bir kuramsallaştırma sürecini zorunlu kılar.
Dolayısıyla bilimsel bir kuram, “Yeterli (ölçülebilir) büyüklükte, yoğunlukta, esneklikte ve homojenlikteki (ön koşullar) tüm gök cisimleri küreseldir” çıkarsamasına, mantıksal akıl yürütme aracılığıyla tek bir gök cismini gözlemeden erişebilmelidir.

Hull, bu noktada, argümantasyon ile bilimsel kuram arasına bir çizgi çeker.
Argümantasyon, temelde ikna etme amaçlıdır ve karşıt argümanlara sahip olanlara karşı mantıksal akıl yürütme yoluyla sosyal saldırganlık sergiler. Ayrıca, argümantasyonda çıkarsamaların geçerliliğine olan inancı belirleyen, o çıkarsamaları yapmayı sağlayan ön koşullara olan inançtır (aksiyomlar).

Öte yandan bilimsel kuram, iknaya değil ilkeleri keşfetmeye çalışır. Karşı tezlere değil, doğanın sunduğu soru(n)lara karşı saldırgandır. Çıkarsamalarının geçerliliğine olan inancı ise; ön koşulların geçerliliğine olan inanç değil, ön koşulların gözlemlerle ne kadar desteklendiği belirler (postüla). İşte burası, kuramsal ve görgül bilimin kavuşma noktasıdır çünkü; geçerli bilimsel ilkelere/yasalara ulaşabilmenin yolu, geçerli gözlemlere dayalı temel ilkeleri (ön koşullar) bulabilmekten geçer.

Geçerli ön koşullardan, geçerli (olduğu düşünülen ikincil) ilkelere ya da çıkarsamalara ulaşmak elbette yeterli değildir. Bilimsel kuram, keşfettiği yasaları/teoremleri/ikincil ilkeleri gözlem yoluyla sınamalıdır. Hull, gerçeği mantıksal çıkarsamanın mı, yoksa verinin mi belirlediği konusunda çok nettir: “Bu noktada ... belirtmeliyim ki, eğer [biri gözleme diğeri mantıksal çıkarsamaya dayalı] iki sonuç ara-sında bir uyuşmazlık varsa, teoremin çıkarsanmasında kullanılan bir ilke veya kural ile ilgili bir şeyler yanlış olmalıdır; [bu durumda] görgül gözlemler öncelikli olarak değerlendirilmelidir ve genellemeyle gözlem arasında çatışma olan her durumda genelleme terk edilmelidir.” (s. 11-12, vurgu eklenmiştir). Dolayısıyla bilim bir “kulağının üzerine yatma” değil; “gözünü dört açma” sürecidir. Elbette mantıksal ilkelerin doğal gerçek ile ne derece örtüştüğü de önemlidir. Ancak bilimsel kuram, gözlem yoluyla bile olsa, ilkelerinin ve çıkarsamalarının şüphe bırakmayacak şekilde doğrulandığı sonucuna varmaz; ancak her görgül doğrulama gerçekliğin olasılığını arttırır: “Kuramsal ‘gerçek’, son tahlilde, daha büyük ya da küçük olasılık sorunudur.” (s. 13).

Hull, davranışın ortaya çıkması için organizmanın içinde bazı süreçlerin birbirini takip etmesi gerektiğini düşünerek, bir dizi aracı değişken (intervening variable) çıkarsamıştır.
Bu aracı değişkenlerin, dış dünya koşullarıyla tetiklenerek ara işlemleri ve ara işlemlerin de sonuç olarak davra-nışı ortaya çıkardığını ileri sürmüştür. Buraya kadar aktarılan yöntem ve bilim anlayışı Hull’ın psikolojiye, Einstein’ın Genel Görelilik Yasası’na benzer önemli bir miras bırakmasına yardımcı olmuştur: Bir davranış formülü. Bu, parametrelerin (önkoşulların/aracı değişkenlerin) matematiksel olarak birbiriyle ilişkilendirilmesi sonucu, davranışın gücünü kestirebilecek bir yasa olarak düşünülebilir.

Formül aşağıdaki gibidir, (Schrock, 2003):
SER = (SHR x D x K x V) – (SIR + IR) ± SOR

Formülü özetle açmak gerekirse, davranışın ortaya çıkması için belli potansiyel gerekmektedir (SER). Bu potansiyelin miktarını; davranışın altında yatan motivasyonun gücü (D), belli bir uyaranın davranışı pekiştirebilme değeri (K), davranışı tetikleyen uyaranın şiddeti (V) ve alışkanlık haline gelmiş bir davranış örüntüsünün ortaya çıkma gücü (SHR) belirler. Ancak organizma, istenir sonuca ulaşmak için çaba harcadığı (IR) ve bazı çabaları pekiştirilmediği (SIR) miktarda enerji kaybına uğrayacaktır. Son olarak, tamamen rastlantısal bazı nedenlerle (rassal hata) davranış bazen ortaya çıkabilir, bazen çıkma-yabilir (SOR). Bu son “hata” tahmini aslında Hull’ın “yasa”sını yanlışlanamaz duruma getirmekle birlikte, Hull’ın kuramı ve formülü, üst düzey organizmaların her türlü davranışını açıklamaya yönelik cesur ve bilimsel bir girişimdir.
Her ne kadar kuramı yoğun eleştirilere kapı aralamış ve zamanla genellenebilirliği ciddi biçimde tartışılmış olsa da (Schulz, 1987/2001), Hull, psikoloji disiplininde nesnel ve tümevarımsal bilim yöntemini kökleştirmiş önemli isimlerden biridir. Kişisel görüşüm o ki, kendini sosyal bilimci olarak tanımlayan herkesin, sosyal bilimlerin nesnelliği ve doğal bilimlerdeki gibi matematiksel yasalar üretme olanakları hakkında Hull’dan çıkaracağı önemli dersler vardır.

Kaynakça:

Hull, C. L. (1943). Principles of behavior: An introduction to behavior theory. NY: Appleton-Century-Crofts, Inc.
Schulz, D. P., & Schultz, S. E. (1987/2001). Modern psikoloji tarihi. İstanbul: Kaknüs.
Schrock, J. (2003). Clark Hull (1884 – 1952). http://fates.cns.muskingum.edu/~psych/psycİnternet/history/hull.htm [31 Ocak 2003, İnternet]

Bu yazı PiVOLKA'nın basılı sürümüyle aynıdır. Kaynak göstermek için:

Demirutku, K. (2003). Davranışın (ya da) bilimin ilkeleri. PiVOLKA, 2(4), 10-11.

 

23 Ekim 2003'den itibaren farklı (unique) ziyaretçi sayısı:
© 2003 - 2009, Son Güncelleme: 29-05-2009
Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı
Başkent Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Bağlıca Kampüsü, Ankara
Tel: 0312 - 2341010 / 1645
e-posta: info@elyadal.org
- Site Haritası -